Herkese merhaba, ben Kenan ve bu, Kenan De Kattenman web sitemdeki 2. blogum. Bu yazı Beşyıldız’a karşı oynadığım maçla ilgili (off, yazması ne zor bir isim), neyse.
Maçın yarısında yine oynayamadım, çünkü FİBA ve NBB hâlâ evraklarını düzene sokmamıştı. Yani lisansım hazır değildi. Hem Hollandalı hem Türk olduğum için Hollanda’dan da bir mektup gelmesi gerekiyor. O mektupta “Kenan, NBB veya FİBA adına oynayabilir” yazacak (sanki bir kulüpten diğerine geçen LeBron James’miş gibi). Ama gelelim maça.
Birinci Periyot
Çok iyi gitti, çünkü ilk periyodun sonucu 12-10 bizim lehimizeydi. “EVET, sonunda kazanacağız” diye düşündüm. Ama sonra ikinci periyot geldi.
İkinci Periyot
Pek iyi gitmedi. Skor 12-10’du ama sanırım rakip koç oyuncularına kızdı ve onların poposuna biber sürmüş gibi oldu. Sonunda kaybediyorduk (özür dilerim, skoru hatırlamıyorum).
Üçüncü Periyot
İngilizlerin ve Amerikalıların dediği gibi “It’s time to shine”. Sıra bendeydi, oynama zamanı. Sanırım koçumuz diğer koça “Kenan oynayabilir mi? Bütün maç yedek kulübesinde oturuyor” diye sordu. Sanırım diğer koç da “Tabii, oynayabilir, zaten bu kadar öndeyiz” dedi. Böylece oynadım. Sonra savunmaya geçtik, başka bir çocuğun şutunu blokladım, topu alıp onların potasına doğru koştum ve bir lay up yaptım ama KAÇIRDIM. “Of be” diye düşündüm. Üçüncü periyodun en parlak anım buydu. (Üçüncü periyodun skorunu da yine hatırlamıyorum.)
Dördüncü Periyot
Topu aldım ve potaya doğru koştum. Sonunda biri elime vurdu, sonra da fazla sert çarpıp beni yere düşürdü. 2 serbest atışım vardı. Biri güzelce girdi, diğeri kaçtı. Dördüncü periyodun en önemli anları bunlardı.
Maçın sonucu 20-49’du. Kaybettik ama hepimizden büyük çocuklara karşı aslanlar gibi savaştık. (Onlar 12 kişiydi, biz sadece 7.)
Babam bir video çekmiş, işte video:

